Ziraatçılardan çağrı: ‘Tarımdan anlayan bakan istiyoruz!’

Ziraatçılardan çağrı:  ‘Tarımdan anlayan bakan istiyoruz!’

 

 

Tarım Fuarı’na bu yıl katılım az. Birçok firma tarımın kötüye gittiğinden ve ülke içindeki ekonominin kötü olmasının durumu daha da kötüleştireceğini düşünüyor.

GROWTECH Eurasia 18. Uluslararası Sera, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Ekipmanları Fuarı, geçtiğimiz günlerde Antalya Expo Center'da ziyarete açıldı. Fuara katılan firmalar, bu sene fuara katılımın, geçtiğimiz senelere oranla daha az olduğunu dile getirdi. Uygulanan tarım politikalarının yanlış olduğunu söyleyen Ziraat Mühendisi Göksel Özkoçur, Turizm Bakanı’nın turizmden gelmesi gibi, Tarım Bakanı’nın da tarımla iç içe olan, topraktan anlayan biri olmasının daha iyi olabileceğini söyledi

 

Katılım az

Tarımla alakalı birçok firmayı bir araya getirmek, ticaretin gelişmesine olanak sağlamak, çevre ülkelerin potansiyel alıcıları ve karar vericilerinin katılacağı ikili görüşmelere tarım sektörü firmalarının buluşması sağlamak ve ticari iş birlikleri sağlamak amacıyla yapılan fuara, Türkiyede’ki firmalar dışında, Çin, Güney Kore, Hollanda, İspanya, Macaristan gibi birçok ülkeden firma katıldı. Agro-Tan Tohum firması yetkilileri, bu sene katılımın hem ziyaretçi olarak hem de firma olarak az olduğunu dile getirdi. Bir yetkili, “Bu sene ki katılımın geçtiğimiz senelere göre daha az olduğunu düşünüyoruz. Çok kötü diyemem ama gözle görülen bir şey var” dedi. Asgen Tarım çalışanı Gamze Kılıç ise, katılımın az olmasıyla ilgili, “Birçok tohum firması bu sene fuara katılmadı. Yabancı firmalardan da katılmayanlar var. Bizim için önemli olan yabancı firmalara kendimizi tanıtmak. Zaten Türkiye’deki insanlar bildiği firmalara gidiyor. Biz de şaşkınız. Bu şekilde beklemiyorduk” şeklinde konuştu.

‘İhracat sayesinde firmalar ayakta’

Türkiye’deki ekonominin kötü olmasının tarımı da etkilediğini söyleyen Agro-Tan Tohum  firması yetkilisi Aykut Özen, “Gübre ve ilaç fiyatları dövize bağlı olduğu için, maaliyetler devamlı artıyor. Bir mal sattığınız zaman iki sene önceki fiyatlara satmaya çalışıyorsunuz. Sonra da bütün çiftçi zarar ediyor. Firmalar, yurtdışına iş yaptığı için ayakta kalıyor. İhracatı, özellikle Orta Doğu ülkelerine çok yapıyoruz. Ayrıca yurt dışıyla çalışmak, Türkiye içinde çalışmaktan daha iyi. Çünkü yurt dışıyla çalıştığınızda nakit para ile çalışıyorsunuz. Türkiye içine mal verdiğiniz zaman 8-12 ay sonra ödeme alıyorsunuz. Türkiye’de maaliyet oranları çok yüksek” dedi.

 

Olgunlaşma zamanları farklı

Bilinçsiz insanların insanları da yanlış yönlendirdiğini söyleyen Rito Tohum şirketi ziraat mühendisi Kemal Ün, “Soğanların depolanması gerekir. Bunu bilmedikleri için soğan depolarına gidip, soğan deposunu bastık diyorlar. Bunu gören biz ziraatçiler ise durup gülüyoruz duruma. Bir de insanların malına el koyuyorlar” dedi. Soğanların depoda çürümesi ile ilgili de açıklama yapan Ün, “Soğanların depoda çürümesindeki en önemli nedenlerden biri, üretimde F1 tohumlarından olmaması gereken şeklide üretilen ve satılan F2 tohumlarının kullanılmasıdır. F2 tohumları üretimde kullanıldığı zaman, elde edilen soğanlar arasında olgunlaşma süreleri bakımından 3 çeşit soğan bulunur. 3 tip soğanın da olgunlaşma süresi farklıdır. Bu soğanlar arasında erken olgunlaşanlar olduğu kadar, geç olgunlaşan soğanlar da bulunur. Farklı zamanlarda oluşan bu 3 tip soğandan birinin veya ikisinin olgunlaşmadan çuvala girmesi, çürümeye neden olur.  Çürüme ürün kaybına neden olmakta, ürün kaybı da piyasada az soğan bulunmasına ve soğan fiyatının artmasına neden olmaktadır” diyerek açıklamada bulundu. 

 

Tarımdan anlayan bakan gerek

2019 yılının tarım açısından kötü olacağını söyleyen ziraat mühendisi Göksel Özkoçur,  “Bunun sebepleri, tamamen ekonomik sıkıntı. Giderler zamanla artıyor. Bununla birlikte fiyatlar da artıyor. Tarım politikası maalesef ki çok kötü. Yanlış yerlere yanlış destekler veriliyor. Gerekilen yerlere önem gösterilmiyor. Eğer Türkiye’de tarımla ilgili verimlilik arttırılırsa, ülkemiz kendi kendine yetebilir. Ama şu anda yetmiyor. Şöyle örnek vereyim; Türkiye’de senede 1 milyon 500 bin torba mısır tohumu satılır. Bunun 1 milyon 300 bin torbasını Monsanto ve başka bir firma satar. 200 bin torbası sadece Türkiye’deki yerli firmalardan alınır, satılır. Neden yurtdışından ithal ediyoruz? Gerek yok. Bizim tohumumuz bize yeter. Ama yabancı firmaları ülkemize bu şekilde soktukları için, biz kar eden değil zarar eden oluyoruz” dedi. Doktor Tarsa firması mühendisi ise, “Tarım politikası Türkiye’de çok kötü. Çiftçiye destek vermek yerine çiftçinin ürettiği ürünleri daha kolay satmasını sağlanabilirse ya da çiftçi, ürünlerinin birim fiyatlarını daha yüksek fiyata satabilirse, çiftçinin ürettiği ürünün hem kalitesi artar hem de işlediği arazinin miktarı artar. Her şeyden önce tarımdan anlayan, tarımın içinden gelen bir Tarım Bakanı’nın başa gelmesi gerekiyor. Ayrıca çiftçiyi mazot, tohum destekleri yerine, çiftçinin ürettiği ürünü desteklemek durumu daha da iyileştirir. Çiftçinin, ürettiği ürünü makul fiyatlara değil de değerinde satmasına ihtiyacı var” dedi. Böyle devam ettikçe ekim alanlarında ve çiftçi sayısında azalmalar olacağını söyleyen Özkoçur, “Eğer bir şeyler düzelmezse ben tarımda bir gelecek göremiyorum. Çünkü şartlar her geçen gün zorlaşıyor. Herkes, 2019 senesinin kötü olacağını düşünüyor. Bunun sebepleri hem ekonomik, hem de izlenen yanlış politikalar” diyerek ekledi. DİLAN ERAY

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

AHMET DÖKDÖK
HABER YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin
POPÜLER
SÜPERLİG PUAN DURUMU
# Takım O G B M P