Denetimsiz  yardımlar suiistimale neden oluyor

Denetimsiz  yardımlar suiistimale neden oluyor

 

Yardım Gönüllüleri Eğitim ve Proje Derneği Başkanı Umut Araz, muhtaç kişilere yapılan yardımların çok kontrolsüz ve denetimsiz bir şekilde yapıldığını belirterek, “Yardımlar bilinçsiz ve kontrolsüz olduğundan dolayı bunu suiistimal eden aileler ortaya çıkıyor. Herkesten koşulsuz şartsız yardım gelince insanlar kolaya kaçıyor ve dilenme kültürüne alıştıran bir sistemi doğuyor. Bizim gibi bu işleri resmi yapan dernekler desteklenmeli” dedi

Antalya Yardım Gönüllüleri Eğitim ve Proje Derneği Başkan Umut Araz, Antalya’da sokakta kalan evsiz ve bağımlı bireylerin sorununa acilen kalıcı çözümler getirilmesi gerektiğini vurguladı. Bağımlıların hayata kazandırılması gerektiğini savunan Araz, “Bir istasyon ya da benzeri bir yer kurarak, bu insanlar tedavi edilmeli, bu insanlara eğitim verilmeli, hayata döndürülmeli” dedi. Dernek olarak birçok proje yapan Araz, amaçlarının ‘kontrollü yardım ve eğitim’ olduğunu açıkladı. Antalya’da sokakta kalan evsizler ve bağımlı bireyler için kesin bir çözüm yapılmadığını, muhakkak bir çözüm getirilmesi gerekildiğini söyleyen Araz, “Evsizler için ödenek veriyorlar. Valinin bu konu hakkında çalışmaları var. En azından kışın bir yerde kalmalarını istiyorlar. Fakat yasaya göre havanın eksiye dönmesi lazım. Eksi 1’e döndüğü an içeriye almaya mecburlar. Ama ben de diyorum ki eksi 1’e dönmesine gerek yok. Bunun çözümü, alıp 3 ay bir yerde tutup, baharda bırakmak değil” şeklinde konuştu.

Hayata kazandırılmaları gerek

Bağımlıların da evsiz kabul edildiğini söyleyen Araz, “Bağımlılar evsiz değil, olmamalılar. Biz bunu raporlandırdık. Onlar sokakta dilenerek en az 3 bin lira para kazanıyor. Hepsinin gidecek yeri var aslında. Dileniyorlar, küflü ekmek yiyorlar, hastam var diyorlar. Bilerek kimliklerini kaybediyorlar. Bağımlıya da bakayım, onu da besleyeyim diye düşünmek yanlış. Onların etkin bir tedavi ile hayata kazandırılması gerek. Biz onların sokakta kalmasına izin verdiğimiz sürece, onlar da sokakta o yöntemle yaşamayı öğreniyorlar. Ne kadar çok para kazanırsa o kadar çok uyuşturucu alıyorlar. Bir hayat kurayım gayeleri yok. Dolayısıyla bağımlının evsiz kategorisine alınmaması gerekiyor. Çözüm çok basit. Bağımlıyı sokaktan zorla alacaksın. Ama yasa izin vermiyor buna. Polisin sokaktan kimseyi alma yetkisi yok. Ama çözüm de bu yapılanlar değil” dedi.

Toplum için tehlike

Sokaktaki evsizlerin büyük çoğunluğunun akıl hastalarından oluştuğunu söyleyen Araz, “Akıl hastaları sokakta toplum için tehlikeli. En kötüsü de bu insanlar insan haklarından mahrum yaşıyorlar. Düşünsenize beyni kendi kontrolünde değil. Çoğunlukla kimliksiz, kayıtsız, kafasındaki hezeyanları ile yaşıyorlar. Mesela şu anda bir tane hastam, kendisine vahiy geldiğine inanıyor. Ve vahiy ona, dünya nüfusunu Norveç nüfusuna indireceğiz demiş. Ona da görev verilmiş. Görevi de Türkiye nüfusunu sıfırlamak. Ve de o ,‘Ben Antalya’dayım, kimleri yok ederim’ diye geziyor ortada. Toplum için ne kadar tehlikeli. Dışarıdan hiç de akıl hastası olduğu belli olmayan bir genç. Savcının bu tarz kişileri bulup, soruşturup raporlandırması gerek. Ama bu insanların ne raporu var ne kimliği. Olay böyle olunca kimse olaya müdahale etmiyor” diyerek durumun çok vahim olduğuna vurgu yaptı.

Kontrolsüz yardım sıkıntı yaratıyor

Antalya’daki yardımların yeterince olmadığını, insanların sahaya çıkmadığını söyleyen Başkan Araz, “Böyle olunca kimler çıkıyor sahaya? Sosyal medyada yasal olmayan gruplar. O zaman da bu insanlar kayıtsız şartsız derneklerin işini yapıyorlar. Ve ortaya çok bilinçsiz bir tablo çıkıyor. Yardımlar bilinçsiz ve kontrolsüz olduğundan dolayı bunu suistimal eden aileler ortaya çıkıyor. Nasıl olsa Antalya’da 15-20 tane yardım eden grup var deyip, herkese ulaşıp kendilerine yardım yapılmasını sağlıyorlar. Herkesten koşulsuz şartsız yardım gelince insanlar kolaya kaçıyor ve dilenme kültürüne alıştıran bir sistemi doğuyor. İnsanlar bu dilenmeyi kolaylıkla başarabildikleri için devam ettiriyorlar. İnsanlara yardım ediyorsunuz, onlar gidip verilen şeyleri orada burada satıyorlar. Antalya’da böyle aileler gittikçe çoğaldı. Neden çoğaldı? Çünkü bu kadar basit ve kontrolsüz yardım yapıldığı için. Bu yüzden bu tarz grupların, bilişim şube tarafından denetlenmesi gerekiyor. Bizim gibi bu işleri resmi yapan dernekler desteklenmeli. Kurumlar bizim işimizi kolaylaştırmalı” şeklinde konuştu.

Önemli olan doğru yardım

Araz, “Bütün bu sorunlarla başa çıkabilmek için, bütün kurumların iş birliği içinde, doğru, sosyal yardım yapması gerekiyor. Bir ailenin evini dayayıp, döşeyip, erzağını vermek, bunlar yardım değil. Bizlerin o ailelelere en büyük yardımı, babayı işe sokmak, çocukların eğitimine ağırlık vermektir. Kısacası balık tutmayı öğretmemiz gerekiyor. Biz bu yüzden derneğimizin adını eğitim derneği koyduk. Bizim amacımız sahada herkese yardım yağdıran değil, dönüştüren bir dernek olmak. Çünkü belirli bir kültür seviyesinin altındaki insanları eğitmeden yaptığınız her yardım, onların karnını doyurmaktan öteye gitmez. Ve karşı taraf kötü niyetliyse bunu her şekilde kullanırlar. Hep sizden yardım alırlar hem başka derneklerden ve kuruluşlardan” dedi.

Kardeş okul projesi

Antalya’nın Türkiye’nin en zengin illerinden biri olmasına rağmen, bir sürü çocuğun sanatla, sporla buluşmadığını dile getiren Araz, “Bizim derdimiz o çocukları buluşmadıkları, kavuşmadıkları şeylere ulaştırmak. Bu yüzden bir tane depomuzu derslik yapmaya karar verdik. O depomuzda müzik aletlerini topluyoruz. Ve depoda drama ve müzik dersleri vermeyi amaçlıyoruz. Sporcu abilerimiz ablalarımızlar konuştuk. Çocuklarımıza spor dersi, basketbol, voleybol dersi verir misiniz diye. Şimdi bir projeye daha başladık. Kardeş okul projesi. Eskiden başka şehirlerdeki okullara yardım ederdik. Şimdi Antalya’daki okulları birbirleriyle kardeş yapıyoruz. Bu projeyi tüm Antalya’ya yaymak istiyoruz” diye konuştu.  DİLAN ERAY

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

AHMET DÖKDÖK
HABER YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin
POPÜLER
SÜPERLİG PUAN DURUMU
# Takım O G B M P