Yangınzedelerden ‘TEDAŞ’ın ihmali var’ iddiası
Kumluca İlçesi’ndeki yangında 70 hektarlık orman ile 2 evin yandığı, kanatlı hayvanların da telef olduğu belirtildi. Örtüaltı sebze üretim merkezi Kumluca'da 100 dönüm sera da yangından zarar gördü
Kumluca İlçesi’ne bağlı Mavikent Mahallesi'nde dün saat 10.30'da başlayan orman yangını, 8 saatlik çalışmanın ardından kontrol altına alındı. Gece saatlerinde karadan müdahalenin devam ettiği yangın, sabahın ilk ışıklarıyla söndürüldü. Antalya Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerin alandaki soğutma çalışmaları havadan ve karadan sürerken, 70 hektarlık alanda etkili olan yangının yol açtığı zarar da gün yüzünü çıktı
Tek teselli Papaz Koyu
Yaklaşık 100 dönümlük seranın zarar gördüğü yangın sonrası vatandaşlar jandarmanın izin vermesiyle yanan bölgelere çıktı. Yangının çıkış noktası olarak gösterilen, güzelliğiyle dikkati çeken Papaz Koyu'nun hemen yanı başındaki Yenicepınar Bölgesi, yangından en fazla etkilenen alan oldu. Bölgede yaşayanların en büyük tesellisi ise tam anlamıyla keşfedilmemiş olan Papaz Koyu'nun yangından zarar görmemesi.
‘Yangın enerji nakil hatlarından çıktı’
Bölgede oturan Ramazan Çağatay, yangından gördüğü zararı anlatırken, gözyaşlarını tutamadı. Yangının, sazların enerji nakil hatlarına sürtünmesinden kaynaklandığını öne süren Ali Çağatay, “Yangın saat 09.30- 10.00 gibi başladı. Defalarca uyarmamıza rağmen TEDAŞ hatları tamir etmedi. Yangın enerji nakil hatlarından çıktı. Kargılık alandan çıkan yangın seraları da yaktı. Rüzgârla birlikte yanarak gitti. Sonra rüzgâr tersine esince alt tarafı yaktı. Seralarımın başındaki gece kondu evim yandı. İçinde televizyon diğer eşyalarım vardı. Onlar da yandı. Büyük zararımız var” dedi.
Mücadele ettik ama olmadı
Bölge halkından Volkan Gömlekli, "Yangın saat 09.30 sıralarında başladı. O arada evlerimizdeydik. Seralarımızın başında değildik. Seralarımızın yanına geldiğimizde durum bu haldeydi. 1- 1,5 saat içinde yayılan bir yangın. Uçaklar ve helikopterler önlem aldı. Ama kurtaramadık. Zor durumdayız. Yıllardır baktığımız, büyüttüğümüz ağaçlarımız, seralarımız telef oldu. Ne yapalım? Çiftçi olarak kimseden bir şey dileyemiyoruz. Diletmiyorlar. Traktörlerimizin arkasındaki tankerlerle mücadele ettik. Ama başarılı olamadık. Canımızı kurtardığımıza dua ediyoruz. Tüm imkânlarımızı ortaya koyduk” dedi.
‘Çocuklarımı alıp kaçtım’
Aynı bölgede yaşayan Şener Güzel de serasına su verirken yangının başladığını söyledi. Elektrik direğinin altındaki kuru otlardan yangının başladığını anlatan Güzel, "Durdurmaya çalıştık ama gücümüz yetmedi. 5 dönüm seram yandı. Ağustos ayında ekim yapmıştık. Mahsul almadan felaketi yaşadık" diye konuştu. 65 yaşındaki Feyzullah Kelleci, zararının büyük olduğunu söyledi. 5 serasında toplam 7 dönümlük alanda zarar olduğunu anlatan Kelleci, seralarını 2 gün sonra ekecek şekilde hazırladığını ancak felaket sonrası ne yapacağını bilemediğini söyledi. Kelleci, "Yangın ilk çıktığında müdahale etmeye çalıştık ama başaramadık. Sonra da çocuklarımı alıp yangın yerinden kaçtım" dedi. Kelleci, en az 50 bin lira zararının olduğunu, bunu karşılayacak gücü bulunmadığı kaydetti.
Çiftçiler mağdur oldu
Mavikent Mahallesi Muhtarı Adem Karataç ise yangında iki ailenin evinin yandığını aktardı. Seraların dikiminin yapıldığını anlatan Karataç, "Çiftçiler mağdur oldu. Şimdi yeniden plastik çekmek zorundalar. Elektrik hattından çıktı diyen de var, sabotaj olduğunu iddia eden de var. Olan ciğerlerimize, ormanlarımıza oldu. Parası olan varsa bile seralarını onarmak için en az üç ay süreye ihtiyaç var" diye konuştu.
