Sinek avlamayın, bataklığı kurutun

Sinek avlamayın, bataklığı kurutun

Vali Karaloğlu tarım sektörünün sorunlarını sıralayarak, uyarlarda bulundu:

Çiftçilerin eğitilip, seraların modernleşmesi gerektiğinin altını çizen Vali Karaloğlu, tarladan çıkan ürün fiyatının, vatandaşın mutfağına gidene kadar yüzde 30’luk kayıp yaşadığını ve sistemdeki aksaklıkları gidermeden, şu an sadece gidip markette ya da pazarda denetim yapmanın sorunu çözmeyeceğini belirtti. Karaloğlu, “Bataklık dururken, sinekle uğraşırsanız kökten çözüm bulamazsınız” dedi

Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) düzenlemiş olduğu ‘Kent Buluşmaları’ toplantısı kapsamında ATB üyeleri ve basınla bir araya geldi. Toplantıya, ATB Başkanı Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Özen ve birçok üye katıldı. Toplantıda konuşan Karaloğlu, Antalya’nın, Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, tarım konusunda çiftçiyi eğitmek gerektiğini ve seracılıkta teknolojik faaliyetler yürütmek gerektiğini söyledi.

Çiftçilere yol gösterilecek

Türkiye’nin her yöresinde çalışmış bir idareci olarak, Antalya çiftçisinin son derece bilinçli olduğunu belirten Vali Karaloğlu, “Antalya’nın rakamlarına baktığımızda, bitkisel ve hayvansal üretimde Antalya’da tarımının büyüdüğünü görüyoruz. Yaş sebzede yüzde 2, meyvede yüzde 7’lik bir artış söz konusu. Kırmızı et üretiminde de yüzde 22’lik artış mevcut. Antalya’da tarım sektörünün gelişmesi, tarımın daha bilinçli yapılması, tarımdaki zararlılarla mücadelenin daha bilinçli yapılması için Tarım Hayvan İl ve İlçe Müdürlükleri ile çiftçi ve ziraat odaları ile beraber yürüttüğümüz çalışmalar var” dedi.  Geçtiğimiz senelerde özellikle domateste görülen tuta absoluta ve meyvede görülen Akdeniz zararlısı ile mücadelede çiftçinin eğitilmesi, çiftçi ile iş birliği yapılması gerektiğini vurgulayan Karoloğlu, “Biz devlet olarak ne yaparsak yapalım, çiftçiyi işin paydaşı haline getiremezsek, bir şey yapmamız mümkün değil. Nihayetinde işi yapacak olan çiftçinin kendisidir. Biz çiftçiye eğitim desteği verip yol göstereceğiz” diyerek en büyük işin çiftçiye düştüğünü vurguladı.

Sera atıkları bertaraf edilmeli

Sera atıklarının bertaraf meselesine de değinen Karaloğlu, senelerdir bu konunun konuşulduğunu ama bir türlü sera atıklarını bertaraf edilmesini sağlayamadıklarını belirtti. Bölgesel değil de ortak çalışma yürüterek bu konunun çözülebileceğini açıklayan Karaloğlu, “Bu atıkların gazlaştırılarak, enerjiye dönüştürülmesi konusunda projeler yapıldı ama hayata geçirilemedi. Bunu kent olarak çözmemiz lazım. Bertaraf etmeyince bu atıklar seranın bir köşesinde biriktiriyorlar. Şikâyet edilen zararlıya kışlık yuva kurmuş oluyorlar. Bazı çiftçiler bunları yakarak yok etmeye çalışıyor. Bu da doğru değil. Bu sefer de sera atıklarının yangınından, ormanların yandığını görüyoruz. Onun için bunun mutlaka biyolojik metotlarla yok edecek bir mekanizma oluşturmamız lazım. Atıkları ekonomik anlamda değerlendirmemiz lazım” diye konuştu.

Hal Yasası açıklaması

Geçen hafta Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Antalya ziyaretinde, tarım sektörü ile ilgili önemli mesajlar verdiğini söyleyen Karaloğlu, “Seralarımızı daha nitelikli hale getirebiliriz. Türkiye’de, çok ciddi örtüaltı ve sera üretimi potansiyeli var. Seralarımızı daha teknolojik hale getirebilirsek, Türkiye’deki örtüaltı üretimini arttırabiliriz. Hükümetimiz de bunun farkında. Bunu çözebilmek için önce finansman modellerini çözmek lazım. Bakanımız bunun üzerinde çalıştıklarının müjdesini verdi” şeklinde konuştu. Bakan Albayrak’ın program öncesi yetkililerle yaptığı görüşmede, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Menderes Türel’in, Hal Yasası hakkında Bakan’la konuştuğunu söyleyen Karaloğlu,  “Türel, komisyonculuğun üretim hallerindeki komisyonculukla, tüketim hallerindeki komisyonculuğun aynı şey olmadığını, aslında üretim hallerindeki komisyonculuğun, üretimin çok önemli bir parçası olduğunu ve bu ikisine aynı şekilde bakılmaması gerektiğini açıkladı. Yasal düzenleme yapılırken bunların farklı değerlendirilmesi gerektiği konusunda bilgi verdi. Sayın Bakan Albayrak da, ‘Bu farkı bu kadar net ancak anlayabildim. Ankara’ya döndüğümüzde, yasal çalışmalarda bu farkı da değerlendireceğiz’ açıklamasını yaptı” sözlerini aktardı.

Antalya’ya 15 milyon hibe

Antalya’da, kırsal kalkınmayı destekleme programı çerçevesinde bugüne kadar, yaklaşık 90 milyonluk hibe desteğinin olduğunu belirten Karaloğlu, “Kırsalda genç nüfus kalmadı. Yaş ortalaması çok yüksek. Hükümetimiz, genç nüfusu tarımsal faaliyetlerin içine koyabilmek için, 2017-2018 yılında program uyguladı. Antalya’da 15 milyon hibe verildi. 500 gencimiz bu hibelerden istifade ettiler” diyerek devlet desteklerine değindi.

‘Yüzde 30 kaybımız var’

"Piyasadaki sebze fiyatlarının pazarda ve markette faklı olması nasıl kontrol altına alınacak? Denetim yapılıyor mu?" sorusuna cevap veren Vali Karaloğlu, "Hedefimiz kaliteli ürün üretmek ve kaliteli malı, en uygun fiyatla son tüketiciye ulaştırabilmek. Yeni Hal Yasası’nın mantığı bu. Türkiye’de maalesef bizim üretimden son tüketiciye zincir tam çalışmıyor. Bizim tarladan çıkan ürün vatandaşın mutfağına gidinceye kadar yüzde 30 kaybımız var. Bu zaten fiyatlar yüzde 30 artmış demek. Bu zinciri düzenleyerek kaybı, yüzde 5’lere getirdiğiniz zaman, yüzde 25 fiyat avantajımız olacak. Bizim problemimiz bu. Enflasyon konuşuluyorken, domates konuşuluyor” dedi.

Çağdaş borsa sistemleri oluşturulmalı

Soğuk zinciri tam oluşturmadıktan sonra bu işin daha çok konuşulacağını belirten Karaloğlu, “Neden tarlada 1 lira, pazara indiğinde 3 lira, markete girdiğinde 6 lira, bunu daha çok konuşuruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da konuşmasında vardı, marketlerde fiyatlar döviz yükselince yükseliyor da düşünce niye düşmüyor serzenişi. Ama hedef kaliteli üretim ve en uygun fiyatla son tüketiciye ulaştırabilmek. Artık bizim yaş sebze meyveyi kömür, bilmem ne taşıdığımız kamyonlara yükleyip üzerine branda atıp seyahat ettirmememiz lazım. Belli soğutma sistemleri olan taşıma zinciriyle nakletmek lazım, alım satımı elektronik ortamda, çağdaş borsa sistemleri oluşturulmalı" dedi. Denetim yapılıp yapılmaması durumunu da açıklayan Karaloğlu, “Denetim tabii ki yapılıyor. Son noktada gidip sadece marketi, zinciri oluşturamazsanız bunu sağlayamazsınız. Bataklık durur, siz sinekle uğraşırsınız. Kesin çözüm değil. Sistemdeki aksaklıkları gidermeden, şu an sadece gidip markette ya da pazarda denetim yapmak sorunu çözmez. Anlık çözer. Kökten çözmez" cevabını verdi.

Toprağa ihtiyaç var

ATB Başkanı Çandır da, Antalya'nın Türkiye'de üretim becerisi en gelişmiş kent olduğunu belirterek, “Bunu ekonomiye yansıtmak, katma değer yaratmak için tıbbi ve aromatik bitkiler, yaş meyve sebze, süs bitkileri üreticilerimiz yatırım yapmak istiyor. Antalya'da en pahalı şeylerden biri toprak, arazi. 300-400 bin liraya 1000 metrekare alıp üzerine aynı miktarda yatırımla işletmeye dönüştürmek ekonomik değil. Onun için yatırımcımız ya dışarıya kaçıyor ya da vazgeçiyor. Hazineden yatırımları hayata geçirmek için hazineye ait arazilerin envanterinin verilmesi ve tahsisi için desteğinizi bekliyoruz. İlk yaptığımız talep toplamda yaklaşık 15 bin dönüm üretim yapacak, 3 yılda 5 bin kişiye istihdam sağlayacak, 40-50 milyon dolarlık ihracat yapacak yatırımcı hazır ve toprağa ihtiyacımız var" dedi. DİLAN ERAY

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

AHMET DÖKDÖK
HABER YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin
POPÜLER
SÜPERLİG PUAN DURUMU
# Takım O G B M P