Esen: ‘Sözde değil, özde anlayış'
Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, basın mensupları ile bir araya geldiği kahvaltıda, Doğru, eşit ve müsrif olmayan bir anlayışla 5 seneyi geçirmek istediklerini belirtti. Esen belediyede tasarruf etmeye çalıştıklarını belirterek, “Mali yönden kötü durumda olmayan bir belediye devraldım. Ancak belediyeyi teslim aldıktan sonra İller Bankası'ndan belediyemize gelen gelirin üçte biri kesildi. Bunun da ülkedeki tasarruf tedbirlerinden kaynaklandığını düşünüyoruz” dedi
Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, basın mensupları ile bir kahvaltıda ilk kez bir araya geldi. Konyaaltı Belediyesi'ndeki toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Esen, belediye başkanlarının seçildikten sonra rozetini çıkardığını ve başkanların temel belediye hizmetlerini yerine getirirken hiçbir kişiye karşı ayrım gözetmeme yükümlülüğü olduğunu söyledi. Esen, "Başkanlar halkın hangi sorunu varsa, o soruna duyarlı olmalı ve sorunu çözme yönünde vatandaşa el uzatmalı. Sözde değil özde herkese eşit davranmalı" ifadelerini kullandı.
‘Sözde değil, özde’
Belediye Başkanlarının rozetsiz olduğunu vurgulayan Esen, “Rozetsizliğin birinci gereği, halkın verdiği vergilerle oluşan bütçe ile temel belediyeciliği vatandaşa götürürken asla ve asla sözde değil, özde ayrım yapmadan hizmet etmek yükümlülüğüdür. İkincisi ise ihtiyari görev olarak görülen ama yapılması zorunlu olan görevler. Bugünkü koşullarda, belediyeler, belediyeciliğin tanımına girsin girmesin, halkın ne sorunu varsa, bunlara çözüm bulmak için vatandaşa el uzatmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
Halkın siyasetçiden umudu kalmadı
Siyasetçilerin ağzından çoğu zaman bal damladığını belirten Esen, “Sorun söylenenlerin iyi veya kötü olmasında değil, sorun söylenenler pratiğe döküldüğünde gereğinin yapılıp yapılmadığıdır. Seçim çalışmaları sırasında halkın siyasetten çözüm üreteceğine yönelik umudu kalmadığını gözlemlediğini dile getiren Esen, bunun bir an önce değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Bunu seçim zamanı net bir şekilde gördüm. Türkiye’de insanlar siyasetin sorunu çözeceğine dair bir inanç içinde değil. bunun değişmesi de gerçekten eşit davranarak olur. Türkiye'de siyasetin zıtlığına rağmen vatandaş yine bir arada. Toplumdaki yapı kardeşçe, saygılıca. Siyasetin buna dönmesi lazım. Kimin hangi partiye oy verdiği siyasetin kendi konusu yapmaması lazım. Bir cenaze kalktığında tabutu kaldıranların hepsi farklı partilere oy veriyor ama bunu önemsemiyor" diye konuştu.
Demokrasi vurgusu
Seçilen belediye başkanların da bu hususlara dikkat ederek hareket etmesini kendisinin de bu şekilde hareket edeceğine dikkat çekti. Siyaseti tek bir kelimeye indirgemesinin kendisinden istenmesi durumunda 'eşitlik' kelimesini kullanacağını söyleyen Esen, "Bu noktadan sonra belediyecinin doğduğu andan itibaren aldığı aile terbiyesi, siyasi kimliği oluştuğu andan itibaren aldığı siyasi terbiyesi, insanları tanımaya başladığı andam itibaren oluşturulan değer yargıları, hakkı ihlali edildiğinde ya da bir hakka kavuştuğundan sonra başkalarına gösterdiği saygı ilkeleri, siyasetçinin rozetidir. Ama bu asla bir siyasi parti rozeti değildir yakada durmaz, gönülde durur” şeklinde konuştu.
‘Bizden katkılarınızı esirgemeyin’
Doğru, eşit ve müsrif olmayan bir anlayışla 5 seneyi geçirmek istediklerini belirten Esen, “20'li yaşlardan beri demokrasi kavramını merak ederim. Daha güzeli, daha faydalısı gelene kadar demokrasinin üstüne bir kavram yoktur. Demokrasinin varlığı sadece seçimlerden ibaret değil. Demokrasinin en önemli unsuru özgürlüktür. İkinci unsurlardan biri de millet adına yasama meclisinin güçlü olması lazım. Unsurlarından biri de medyadır. Vatandaşların haber alma hakkını tarafsız bir şekilde yerine getirmesi gerekiyor. Kimin toplum için ne yaptığı ya da yapmadığı, insanlara basın yoluyla ulaştırılıyor. Basının bunu adaletli bir şekilde halka iletmesi lazım. Basının bize çok büyük katkıları olabilir. Bizden bu katkıları esirgemeyin. Biz sizi okuduğumuz zaman uyarı alalım. Nerede yanlış yapmışız görelim. Ya da şunu doğru yapmışız diyebilelim. Ben basın özgürlüğünün sağlanması için elimden geleni yapacağım” şeklinde aktardı.
Kent meydanı işgal altında değil
Konyaaltı Kent Meydanı'nın işgal altında olduğuna yönelik soruya cevap veren Esen, böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi. Talep nedeniyle işletmelerin masa ve sandalye sayısını artırdığını kaydeden Esen, etkinlik olduğunda bunların toplandığını aktardı. Esen, "Bomboş bir meydan arzu edenler olabiliyor ama hizmet biraz esneklik gerektirir. Kalıcı işgal yapmak isteyen olursa gereğini yerine getiririz" dedi.
Tasarruf yapmaya çalışıyoruz
Esen, 73 gündür görevinin başında olduğunu aktararak, iyi yönetilmiş bir belediye bulduğunu belirtti. Esen, "Herkes görevinin bilincinde. Mali yönden kötü durumda olmayan bir belediye devraldım. Ancak belediyeyi teslim aldıktan sonra İller Bankası'ndan belediyemize gelen gelirin üçte biri kesildi. Bunun da ülkedeki tasarruf tedbirlerinden kaynaklandığını düşünüyoruz. Vergi gelirlerimiz umduğumuz kadar olmadı. 23 vaat ettiğimiz projenin öncelikleri konusunda çalışma yapıyoruz. Güzel bir belediye bulduk. Tasarruf yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Sahil tahsis edilirse bize verin derim
Sarısu mesire ve piknik alanının Büyükşehir'e aitken Muhittin Böcek'in başkan seçilmesinin ardından Orman Bölge Müdürlüğü'ne dönmesinin söz konusu olduğunu kaydeden Esen, bunda herhangi pratik fayda olmadığını söyledi. Konyaaltı Belediye Başkanı iken Muhittin Böcek'in Konyaaltı Sahili'ni istediği hatırlatılan Esen, "Sahillerin büyükşehir belediyesi ya da ilçe belediyeler tarafından işletilmesi bir dönem gündeme geldi. Biz ilçe belediyeler tarafından işletilmeli demiştik. Ancak daha sonra Büyükşehir orada 277 milyonluk bir yatırım yaptı. Şimdi bunların hiçbirini görmeyin ve bu yatırımları çöpe atıp burayı bana verin demek popülistlik olur. Muhittin Başkan orası kimseye tahsis edilmediğinde bunu söylüyordu. Eğer ilerleyen zamanda Konyaaltı Sahili birisine tahsis edilecek denirse ve ben de belediye başkanı isem bize verin derim" açıklamasını yaptı.
Sahil projesi eksik
Büyükşehir idaresindeki Konyaaltı Sahili'ndeki aksaklıkların Muhittin Böcek'in farkında olduğunu dile getiren Esen, konunun üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Büyükşehir'in yoğun bir gündemi olduğunu anlatan Esen, "Dev bir kurumu devraldılar. 2 ayda tüm hizmetlere yetişmesi şu anda çok zor. Sahildeki işletmelerin hizmetleri, fiyat yüksekliği, kiralarının yüksek olmasından kaynaklanıyor. Esnafa acımasızca davranmamaları lazım. Sahilde yoğun trafik zaman zaman yaşanıyor. Sahilin başına ve sonuna geniş kapasiteli otopark yapılsaydı bu sorun aşılabilirdi. Projenin bu ayağının eksik olduğunu düşünüyorum" aktarmasını yaptı.
Daha acil ihtiyaçlar var
Menderes Türel döneminde yapımı başlanan Boğaçayı Projesi ile ilgili Muhittin Böcek'le konuşmadıklarını belirten Esen, daha önceki açıklamalarından da bu projeye ihtiyaç olmadığını söyledi. Esen, "Antalya'nın daha acil ihtiyaçları var. Oraya ayrılacak bütçenin acil ihtiyaçlara ayrılması gerektiğini düşünüyorum. 2,5 milyar liraya daha harika işler yapılabilir. Ama oranın başıboş bırakılmaması lazım. Şu anda mega projeye Antalya'nın ihtiyacı yok" dedi.
Sinek ilaçlaması yapılmadı
Konyaaltı'nda yaşayanların en fazla sinekten şikayet ettiğini kaydeden Esen, "Şubat ve mart döneminde sineklere yönelik ilaçlama yapılmamış. Larva döneminde ilaçlama yapılmadığı için millet perişan. Belediyemiz ve ilçe vatandaşımız bu konuda muzdarip. İlçemizin en büyük sorunu bugünlerde sinekler. Kimseyi suçlamıyorum ama keşke yapılmış olsaydı" diye konuştu. DİLAN ERAY
