ATSO’dan başkan adaylarına: Kenti vatandaşla yönetin
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından hazırlanan yerel seçim bildirgesinde, belediye başkan adaylarına, “Antalya’yı her vatandaşa kararlara aktif katılma hakkı vererek yönetin” çağrısında bulundu.
ATSO, önceki seçimlerde olduğu gibi bu yerel seçimler için de bir manifesto hazırladı. Bildirgede, 21. Yüzyılın dünya ekonomisinde kentlerin yüzyılı olduğunu, ekonomik rekabetin kentlerin rekabetine dönüştüğünü hatırlatarak, “Gelecek nesiller için ekonomik, sosyal ve çevresel güçlü sürdürülebilirlik, vatandaşa kararlara aktif katılma hakkı verilmelidir. Yeni teknolojilere yatırım ve dijital dönüşümle yüksek katma değer üretimi, öğrenen, öğreten ve işbirliği yapan Antalya çalışması yapılmalıdır” denildi.
Kent kültürü gerekli düzeyde değil
ATSO’nun seçim bildirgesinde özetle şöyle denildi: “Antalya, doğal ve tarihi zenginliği, turizm ve tarımdaki büyük kapasitesi, yurtiçinden ve yurtdışından yerleşim talebiyle gelişen, Türkiye’nin, hatta dünyanın en güzel kentlerinden birisidir. Bununla birlikte, Antalya’nın geliri, ticaret başta olmak üzere sektörlerinin katma değeri, beşeri sermayesi, kent estetiği, kent kültürü henüz gerekli düzeyde değildir.”
Geleneksel yapı devam ediyor
Tarım ve turizm sektörlerinin az sayıda ürüne ve pazara bağım bağımlı olup, talep şoklarına karşı zayıf sektörler olduğu belirtilen bildirgede, “Antalya ticaret ve sanayi sektörleri de büyük ölçüde tarım ve turizme bağlı olarak aynı talep şoklarından etkilenmektedir. Sezonluk iş hacminin yüksekliği sektörel gelişmeyi olumsuz etkileyen faktörler arasındadır. Turizmde, sanayide, tarım ve ticarette yenilikçi ve başarılı işletmeler ortaya çıkmaktadır, bununla birlikte bu başarılar sistemik olmaktan çok bireysel başarılar olarak kalmakta, işletmelerin çoğunluğu geleneksel yapıda devam etmektedir” denildi.
Tek amaç büyüme olamaz
Antalya’nın büyümesinde 2011 yılı sonrasında İzmir, Bursa, Kocaeli’ne göre yavaşlama gerçekleştiği bildirilirken, bu durumun tarımsal katma değer artışının yavaşlamasından ve turizmde 2016 turizm krizinden kaynaklandığı belirtildi. Antalya olarak tek amacın büyüme ve refah artışı olamayacağı söylenen bildirgede, “Bundan daha önemli olan konu, gelecek nesillere Antalya’nın hangi zenginliklerini ve değerlerini bozulmadan, yok olmadan bırakacağımız konusudur. Kentimiz doğası ve tarihiyle bize emanettir. Bu emaneti gelecek nesillere en güzel biçimde bırakmak için Antalya olarak ‘güçlü sürdürülebilirlik’ ilkesini ekonomik ve kentsel gelişmenin temel ilkesi haline getirmeliyiz” denildi.
Başkanlara madde madde uyarı
Bildirgede gerek mevcut başkanlara gerekse başkan adaylarına ise şu şekilde uyarılarda bulunuldu: “Kurumlar arası iletişim ve işbirliği eksiktir. Kurum kültürleri, akıllı kent yaklaşımına uygun değildir. Açık bir şekilde belirlenmiş sürdürülebilirlik hedefleri yoktur. Kent vizyonu çalışmaları yapılmış, ancak kurumlar ve bütün toplum tarafından somut hedeflere dönüştürülmesine dönük bir çalışma yapılmamıştır. Antalya’nın imar planları yapı yoğunluğuna öncelik vermekte, konut arzında artış göçü teşvik etmekte, yüksek göç alma sosyal yapıda sorunlar yaratmaktadır. Vatandaşların katılımcılık düzeyi düşüktür. Aktif vatandaş olgusu içselleştirilmemiştir. Sosyal sermaye zayıftır. Kurumlar arasında ortak proje sayısının düşüklüğü sosyal sermaye zayıflığının göstergelerinden birisidir. Antalya’nın bilinirliliği yüksektir ancak kent markalaşma çalışmaları eksiktir. Akıllı kent yönetimi için gerekli olan veri kültürü yeterli düzeyde değildir.”
Öneriler de sunuldu
Başkanlara ve başkan adaylarına yapılan uyarıların ardından da mevcut ve gelecekte oluşabilecek sorunlara dair öneriler de sunuldu. Bildirgede önerilere şu şekilde yer verildi: “Kentte ücretsiz internet yaygınlaştırılmalıdır. Akıllı kent vizyonunun (yenilikçi yaklaşım, sürdürülebilirlik ve aktif vatandaş) ortak vizyon haline getirilmesi gereklidir ve bu vizyon kentin paydaşları tarafından sahiplenilmelidir. Kurumlar arasında işbirliği geliştirilmelidir. Akıllı kent, işbirliği toplumuna vurgu yapmaktadır. “Marka Kent” çalışmaları yapılmalıdır. Bütün belediyelerin marka kent projeleri başlatarak, ilçe düzeyinde de markalaşma farkındalığının geliştirilmesi sağlanmalıdır. ‘Antalya Akıllı Kent Yönetişim Portalı’ oluşturulmalıdır: Akıllı yönetişim; açık, şeffaf, işbirlikçi ve katılımcı bir yönetimi temel alır. Akıllı kent yönetimi, kentin vizyonunu demokratik ve kapsayıcı bir şekilde kent sakinleri ile paylaşarak geliştirebilir. Katılımcı/aktif vatandaşlar ile kent için belirlenen hedefler ve tasarlanan politikalar ortak akıl haline getirilmelidir.” ÖZDENUR BOLAT
