ATSO Başkanı Çetin’den yeni bakana övgü, eski bakanlara eleştiri
Turizmi bakanlara biz öğrettik!..
ATSO Başkanı Çetin, yeni Kültür ve Turizm Bakan Ersoy’un turizmin bütün dinamiklerini çok iyi bildiğini belirterek, “Biz her seferinde turizm bakanlarına turizm öğretmeye kalktık. İlk defa turizmi bilen bir bakanımız var, o yüzden Bakan Ersoy’dan çok ümitliyiz” dedi
Gazetemizi ziyaret eden Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, turizm ve Antalya sorunları hakkında önemli açıklamalarda bulunarak, yeni Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’dan çok ümitli olduklarını belirtti. Bakan Ersoy’un turizmin içinden gelen biri olarak turizmin bütün sorunlarını çok iyi bildiğinin altını çizen Çetin, Antalya’da ortak bir bilinç ve birlikte hareket etme konusunda çok sıkıntı yaşandığını ve şehirde kıskançlık olduğunu söyledi.
Turizmi en iyi bilenlerden
Turizm Bakanlığı’na Antalya’dan bir turizmcinin atanmasından son derece mutlu olduklarını ifade eden ve Bakan Ersoy’un turizmin bütün dinamiklerine hakim olduğunu söyleyen Çetin, “Mehmet Bey’de cruise turizmi var. Türkiye’nin ilk cruise şirketi sahibi. Uçak da var, Türkiye’nin en büyük -hem iç, hem de dış piyasada- seyahat acentesine sahip, yurt içinde de Türkiye’nin en iyi otelleri var. Oteli var, seyahat acentesi var, crusie’u var, uçak şirketi var. Daha ne olsun! Turizmin bütün ayaklarını iyi bilen, 25 sene önce şirketini sıfırdan kurarak şu an Türkiye’nin en iyi yerine gelmiş biri. Otelciliği de Antalya’da en iyi yapan gruplardan biri” diye Bakan Ersoy’dan övgüyle bahsetti.
Biz önce Turizm bakanlarına turizmi öğretiyorduk
Turizm işinin sorunlar yumağı olduğunu söyleyen Çetin, “Ersoy, zaten turizmin nasıl yönetilmesi gerektiğini, Antalya’da turizmin nasıl yapıldığını çok iyi biliyor. Biz her seferinde turizm bakanlarına önce turizm öğretmeye kalktık. İlk defa turizmi bilen bir bakanımız var, o yüzden ümitliyiz zaten. Bırakın sadece Antalya’yı Türkiye turizmini biliyor. Nabi Avcı ile bir görüşmemde ben ona 45 dakika turizm anlattım, o bana 15 dakika eğitim anlattı. Çünkü adam Milli eğitim Bakanlığı’ndan gelmiş. Ama bu sonradan öğrenilecek bir şey değil. Bizler burada 50 senedir bu işi yapıyoruz. Biz ne kadar biliyoruz o bile tartışılır” dedi.
Otel işletmecilerine eleştiri
Otel işletmecileri hakkında da eleştiride bulunan Çetin, turizmde öncelikle olarak otelcilerin konuşulması gerektiğinin altını çizdi. Otel işletmecilerinin bugüne kadar devamlı isyan ettiğini belirten Çetin, “Otelciler bugüne kadar devamlı isyan eder durur, hep ağlarlar. Otelciler, 6 milyon turist gelirken de ağlıyor. 14 milyon gelirken de hala ağlıyor. En çok parayı da onlar alır. Tamam, bu şehre katkıları var mı var. Ne kadar katkısı var? Kazancın yüzde 90’nı kendisi, yüzde 10’nunu şehir alır. Şehirde hiçbir şey yok, turist yok. Ama diğer tarafa bakıyorsun en kötü 5 yıldızlı otelin kira geliri 1 milyon Euro. Başka bir şey kazanmasına gerek yok. Kim kazanıyor burada bu parayı? Müşteriden hiç kazanmasa bile oteli doldursun yeter. Sektör çok değişik bir yere gitti. Bizim otelcilerimiz her zaman para kazanıyor. Turizmin ayağı sadece otel işletmecilerinde de oluşmuyor. O yüzden turizmde ayakları iyi oturtmak lazım” diye konuştu.
En büyük sorun şehrin estetiği
Antalya’nın her yerinde birçok sorun olduğunu dile getiren Çetin, en önemli sorunun şehrin estetiğinde olduğunu belirtti. “Bu şehrin estetiğinde, takımında, tarımında, turizminde, sanayisinde sorun var. Bir kere kentin merkezindeki estetikte bir sorun var” diye sözlerine başlayan Çetin sözlerine şu şekilde devam etti: “Şehre turist gelmiyor diyoruz. Niçin gelsin turist Antalya merkezine? 2015’de bir toplantıda Vali Karaloğlu’nun, Başkan Türel’in ve turizmcilerin olduğunu bir toplantıda sordum. “Turist Antalya’ya niye gelsin ki?” diye. Şehir merkezine geldiler diye varsayalım. İçerisi imitasyon dolu süper bir Kaleiçi var. Turist kazıklayan restoranlar. Affedersiniz idrar kokusundan Kale Kapısı’nda durulmuyor. Çok güzel kulelerimiz, surlarımızın var. O faytonların girmediği bir kare çekemiyorsun. Artık orası ‘fenalıklar meydanı’ olmuş, kokudan durulmuyor. Manzara deseniz, antenler, gün ısılar her yerde.”
‘Bizim’ denilemiyor
Kaleiçi’ne tepeden bir bakıldığında 58 tane betonarme binanın senelerce kentte konuşulduğunu ama hala bir çözüme kavuşulamadığını belirten Çetin, “Bir tanesi daha yıkılmadı. Biz örnek olarak bir restorasyon yaptık. Yaptığımıza pişman olmuş durumdayım neredeyse. Bir türlü içinde kurumlarla oturup bir şey yapamıyoruz. Bu şehirde bir şey yapmak çok zor. Bütün kurumlar kendi etkinliklerine eğiliyor. Bir ortaklaşma, ortak hareket etme kültürümüz yok. Bizim derdimiz belediyelerle falan bir araya gelip bir şeyler yapabilmek. Toplu bir şey yapma konusunda sorunumuz var. Ne fuara beraber gidebiliyoruz, ne ortak çalışma yapabiliyoruz. Herkes kendi yaptığını anlatıyor ama bir ‘bizim’ yaptığımızı denilemiyor. Bir uzlaşı yok. Bu şehirde kıskançlık var. Bu durum çok kötü. Biz Antalya’da tartışma kültürünü kaybettik” diyerek kent dinamiklerinin ortak paydada bulaşamadığından yakındı.
EXPO’yu marka isimler işletmeli
Antalyaspor hakkında da yorumda bulunan Çetin, “Bu şehir 1 milyon 200 bin. 10, 20, 30’ar lira verelim diyorum. Bu yardımlaşmadır, ortak etkileşimdir diyorum, kimse yanaşmıyor. Geçen gün hesapladım. Antalya’da 500 bin kişi 100 lira verse, 50 milyon lira ediyor Antalyaspor’a katkı için” diye konuştu. Son olarak EXPO 2016’nın çok önemli bir alan olduğunu dikkat çeken Çetin, “Expo’yu bizim Antalyalılar olarak yönetmemiz lazım. Oranın ciddi masrafları var. Eğer buranın masrafları devlet tarafından karşılanıyorsa, belli bölümlerin hiç olmazsa bizlere verilmesi gerekiyor. Ortak bir birlik kurulabilir. Kongre merkezini ortak birlik işletebilir. Bizim bütün derdimiz o alanın bakımı. Orası çok değerli bir alan. Antalya’nın ve turizmin faydasın ne olacaksa bir an önce yapılması gerekiyor. Özelleştirme işinden hiçbir şey çıkmadı ama. Oraların gerçekten marka olan isimlerle çalıştırılması gerekiyor. Mesala ATAV var, AKTOB var, TÜROFED var. Kongre Merkezi bunlara verilsin ” dedi. ÖZDENUR BOLAT
