Anadolu ayarlarımıza geri dönmeliyiz

Anadolu ayarlarımıza geri dönmeliyiz

Çandır: “Yöresel ürünleri ön plana çıkararak yerli üretime yönelmeliyiz”:

ATB ve BAGEV Başkanı Ali Çandır,  Anadolu’daki yöresel ürünlerin coğrafi işaret aldıklarında 100 milyar dolar gibi bir pastaya sahip olacağımızı açıkladı. Çandır, “Tüketim alışkanlıklarımızı ve bu konudaki kültürümüzü turistlere de aktararak tanıtımımızı sağlamalıyız. Anadolu ayarlarımıza geri dönelim” dedi

Bu yıl 24-28 Ekim tarihleri arasında 9’uncusu açılacak olan Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX)  ile ilgili Antalya SES’e açıklamalarda bulunan Antalya Ticaret Borsası ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Ali Çandır, YÖREX’i 10 yıl önce 2008’de ekonomik kriz olduğunda keşfettiklerini söyleyerek, “Tüketim alışkanlıklarımızla üretimi tetikleyebiliriz” diye yola çıktıklarını, dolayısıyla Türkiye’ye ait olan, bu toprakların birikimi olan yöresel ürünleri ekonomiye kazandırmayı amaçladıklarını dile getirdi.

100 milyar dolarlık pasta

Bu ürünlerin uluslararası alanda tanınırlığını artırmak için coğrafi işaret alınmasının şart olduğuna dikkat çeken Çandır şöyle devam etti: “Her ortamda bu ürünleri gelecek nesillere aktarmamız gerektiğini ve bunları ekonomiye kazandırmamız gerektiğini vurguladık. Özellikle kırsal alanlarda yetiştirebilen bu ürünlerin dünyada coğrafi işaret aldıklarında 100 milyar dolar gibi bir pastaya sahip oluyorlar.  Biz önce kendi insanımıza bunları tanıtıp, kullandırıp daha sonrada dünya insanlarına ihraç etmeyi hedefleyerek bu projeye başladık. Bugün geldiğimiz ekonomik koşullar da ne kadar doğru bir iş yaptığımızı tescil etti.”

YÖREX yerli ve Milli Proje

Ticaret Bakanlığı’nın yerli ürünlerin tüketilmesine yönelik kararlar aldığını hatırlatan ve yerli ürünlerin işaretlenmesini öngören genelgeyi hatırlatan Ali Çandır, “Aslında bizim de toplum olarak bu konuda daha bilinçli olmamız gerekir. Tükettiğimiz her üründe bize ait olanları tüketirsek, bize ait olan insanlara iş, aş vermiş oluruz. O anlamda da YÖREX Projesi de bu anlamda yerli ve milli proje” dedi. Devletin bu konudaki duyarlılığını anladığını, ancak vatandaşın neyi ürettiğimizi bile bilmediğinin anlaşıldığını dile getiren Çandır, “Bizim neyi ürettiğimizi bilmiyormuşuz gibi cahil durumuna düşmemiz ve bunu işaretleyerek tüketmemiz de başka bir handikap. Bir anlamda da bizler de vatandaş olarak sorumsuzuz demek ki” diye konuştu.  

‘Anadolu ayarlarına geri dönelim’

Çandır sözlerine şöyle devam etti: “Biz bugüne kadar ne kadar yabancı ürün tüketebiliyoruz diye yarıştık. İnşallah bundan sonra üretimimizi yarıştırırız. Zenginliğimizi kasadaki para olarak değil de çalıştırdığımız insan sayısı olarak göstermeye başlarız. Eskiden Anadolu’da olduğu gibi.  Eskiden zenginlik ölçüsü buydu. Ben 50 kişiye, 100 kişiye ekmek veriyorum derlerdi. Şimdi öyle değil. Birazcık da bu işin içinde biz Anadolu ayarlarına geri dönelim istiyoruz. Anadolu aslında tasarrufuyla, üretimiyle, yardımlaşmasıyla bir ekol. 1980’den sonra yaşanan küreselleşmenin etkisini birazcık DNA’mızı bozarak yaşadık. Şimdi inşallah ders alırız bu durumlardan da, kendi üretimlerimizi özendiririz. Kendi ürünlerimizi tüketiriz.”

“Geçmişle bağ kurulmalı”

Antalya’nın her yıl 10 milyonun üzerinde turist ağırladığını hatırlatan ve yabancı Antalya’ya geldiğinde Antalya’ya özgü ürünleri göremediğini belirterek şu önerilerde bulundu: “Bunları göstermeliyiz ki insanlara, Antalya’nın geçmişiyle bir bağ kurabilsinler. Avrupa’da görüyorsunuz örnek veriyorum; yerel bir ürün kuşkonmaz çıktıysa o ay bütün restoranlarda kuşkonmazla ilgili yemekler yapıp, bazılarını ücretsiz vererek o yöreyi tanıtmaya çalışıyorlar. Bizim buradaki restoranlarımız neden yemekten sonra birer portakal dağıtmasın? Ya da ne bileyim Karyağdı armudumuzu masaya koymuyor? Bunları geliştirmemiz lazım. Bizde tüketim tercihlerimizle, kentle olan aidiyet duygumuzla pekiştirmemiz gerekiyor.”

Çocuklarımıza aşılamalıyız

YÖREX’te de Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu konuda duyarlılığı artırarak çocukları fuara getirmesini de isteyen Ali Çandır, “Antalya yapısı itibariyle sadece Anadolu’dan değil dünyadan birçok insanı barındırıyor. Bu yıl katılımda yüzde 15 ile 20 arasında bir artış olacak. Bu yıl 200 bin ziyaretçi hedefimiz var. Fuarın içinde çeşitli etkinlikler olacak” dedi

6 ürüne coğrafi işaret

Şu ana kadar 6 ürüne coğrafi işaret aldıklarını söyleyen Ali Çandır,  Karyağdı armudu ve Tavşan yüreği zeytinine Borsa olarak işaret aldıklarını belirterek, “Piyazı ATSO aldı. Döşemealtı halısı, Finike Portakalı var. Alanya yenidünyası var” dedi. Fuara şimdiye kadar 72 ilin katılım başvurusu yaptığını da söyleyen Çandır, “Hedefimiz 81 ile tamamlamak. Fuarda bir iç kontrol yapıyoruz. Her sene katılım sağlayanlarımız var, bir yıl sonra almadıklarımız var. Gerekli koşulları getirmedikleri için. Türkiye’nin en sevilen fuarı bu. Türkiye’de bu anlamda yapılan ilk ve tek yöresel ürünler fuarıyız” dedi.

‘Sizin oranın nesi meşhur?’

Konuşmasının son bölümünde Türkiye’de yaşanan fuar enflasyonunun önüne geçilmesi gerektiğini savunan Çandır, şunları söyledi: “Fuar anlamında birileri böyle bir iş yapmak için başvurması halinde Odalar ve Borsalar Birliği’nden izin alınması gerektiği için, oradan bize bilgi geliyor. Ama uygulamada böyle değil, adına fuar deniyor, sergi açıyorlar. Gidiyor Valilik’ten ya da belediyeden hemşehri derneğiyim diye izin alıyor. Cumhuriyet Meydanı’na kebap satıyor. Şimdi yeni Bakanımızı da fuara getirmeye gayret ediyoruz. Bu durumu ona da izah edeceğiz. 24 Ekim’de başlayıp, 28 Ekim’de kadar devam edecek. Her gün sabah 10’dan akşam 8’e kadar açık kalacak. Sizin oraların nesi meşhur diye herkese soracağız.” ÖZDENUR BOLAT

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

AHMET DÖKDÖK
HABER YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin
POPÜLER
SÜPERLİG PUAN DURUMU
# Takım O G B M P