Akıncı: Klasikten çıkılmalı
Antalya Sanayi ve Ticaret Odası (ATSO)’nun düzenlediği 3. Antalya İş Dünyası Yerel Yönetimler Zirvesi’nde konuşan Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Akın Akıncı, yerel yönetimlerden beklentilerinden ve taleplerinden bahsederek, “Bu noktada yerel yönetimlerden beklenenin, doğrudan kamu yatırımlarıyla birlikte, kentte yatırımların özendirilmesi, kentteki ve yöredeki üretken güçler arasında aracılık yapması, ortak bulunması veya ortaklık yapması gibi sinerji yaratacak şekilde iş birliğinin sağlanması” ifadelerine yer verdi
3. Antalya Antalya İş Dünyası Yerel Yönetimler Zirvesi’nde konuşan Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Akın Akıncı, küreselleşme ve yerelleşmenin birbirine zıt olan ama yoğun etkileşim içerisinde olan kavramlar olduğunu belirtti. Belediye ve Belediye Başkanlarına taleplerini ileten Akıncı, toplum odaklı yönetim anlayışı, paydaşlar arası gönüllülük esasına dayalı iş birliği, birlikte karar oluşturma, durumlarının esas olduğunu belirtti.
Küreselleşme ve yerelleşme
Günümüzde ilk anda birbirine zıt ve bağdaşmaz gözükmekle beraber yoğun bir etkileşim altında olan iki kavramın küreselleşme ve yerelleşme olduğunu söyleyen Akın Akıncı, “Artık gelinen noktada globalleşen dünyamızda ülkeler arasındaki acımasız yarışın, güçlü yerel süreçlerle kazanabileceği veya ciddi yol alabileceği düşüncesi hızla yaygınlaşmaktadır. Bu anlamda yerel aktörlerin ellerindeki insan gücü kalitesi, bilgi ve teknoloji düzeyleri girişimci ve yenilikçi potansiyelleri, iş birliği arzu ve düzeyleri ile tüm bunlarla yaratabildikleri sinerji küresel başarı için önemli faktörler olarak ön plana çıkmaktadır. Ülkeler arasındaki rekabetin hızla devam etmekte olduğu fakat bu arada yöreler ile kentlerin taşıdıkları farklı özellikler ve potansiyelleri nedeniyle esas yarışın buralara kaydığı oldukça yaygın bir kabul olarak görülmekte” dedi.
Değişen beklentiler
“Günümüzde belediyelerin sorumluluk üstlenmeye başladıkları göreceli yeni alanlardan birisi de yerel kalkınmadır ki bu son derece doğrudur” diyen Akıncı, “Çünkü gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik ve toplumsal ve hatta kültürel kalkınmanın yerelden başladığı gerçeği artık kaçınılmaz bir gerçektir. İşte bu nedenle çoğu kentimizde belirgin olan işsizlik ve yoksulluğun azaltılması veya giderilmesi konusunda halkın belediyelerden bazı beklentileri olması da oldukça olağan bir durumdur. Bu husus yakın zamana kadar belediyelerin kendi bünyelerinde iş arama ve işe girme beklentisi içindeydi. Ancak bu olanakların iyice daralması sonucu, beklentiler artık kentte yeni ekonomik faaliyetlerin başlatılması ve bunların yaratacağı istihdam noktasında yoğunlaşmış bir hale geldi” şeklinde ifade kullandı.
Beklentiler
Bu noktada yerel yönetimlerden beklenenin, doğrudan kamu yatırımlarıyla birlikte, kentte yatırımların özendirilmesi, kentteki ve yöredeki üretken güçler arasında aracılık yapması, ortak bulunması veya ortaklık yapması gibi sinerji yaratacak şekilde iş birliğinin sağlanması olduğunu açıklayan Akıncı, “Burada belediyeler,kentteki diğer aktörler veya paydaşlarla birlikte yerel kalkınma alanında sorumluluk üstlenmeli, süreçleri kolaylaştırıcı, hızlandırıcı, etkinleştirici bir katalizör görevi görmelidir. Artık klasik yerel yönetim anlayışının içinde bulunduğumuz iletişim ve bilgi çağında sürdürülmesi mümkün değildir” açıklamasını yaptı.
Talep edilenler
Belediye ve Belediye Başkanlarindan talep edilenleri açıklayan Akıncı, “Toplum odaklı yönetim anlayışı, paydaşlar arası gönüllülük esasına dayalı iş birliği, birlikte karar oluşturma, demokratik katılım ve proje oluşturabilme, başkalarını yani kentin sivil toplum örgütlerini ve meslek odalarını yapabilir kılan, onlara yönlendirici destek verebilen olması, yerel önceliklere duyarlı, saydam bilgiyi erişilebilen kılan, hizmet tüketicisinin ve yurttaşın tercih ve önceliklerine duyarlı ve çok yönlü hesap verebilirlik noktasında yoğunlaşmaktadır” dedi. DİLAN ERAY
