10 bin ziraatçının gözü Bakan’da
Antalya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vural Şahin, “Mühendisin çiftçiyi bilinçlendirmesi gerekiyor. Ama ortada ziraat mühendisi yok ki bunu söylesin. Bu ülkede ziraat mühendislerine hiç değer verilmiyor” dedi. 2 yıldır atanmayı bekleyen Ziraat Fakültesi mezunu Kasım Çiftçi de, “Atanmayı bekleyen 10 bin ziraat mühendisi var. Bakan değiştikçe politika da değişiyor. Artık atanmayı bekliyoruz” diye sitem etti
Bir önceki Tarım ve Orman Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın, kamu ve kamu kuruluşlarına ziraat mühendisi ataması yapılması için işlemleri başlatması ve yeni Bakan Bekir Pakdemirli’nin konu hakkında bir şey yapmaması, atamayı bekleyen mühendislerin hayallerini suya düşürdü. Ziraat Mühendisliği mezunu ve Ziraat Mühendisliği bölümünde yüksek lisans öğrencisi olan ve Kamu Personel Sınavı (KPPS) sınavından 79 puan alan Kasım Çiftçi, mezun olduğu zamandan beri atanmayı bekliyor. Geçimini sağlamak için bir kurumda kasiyerlik yapan Çiftçi, devletin yaklaşık 2 senedir ziraat mühendisi ataması yapmadığını ve bu konuda bir şeyler yapılmasını beklediklerini belirtti. Çiftçi, “Daha önceki Tarım ve Orman Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, bakanlığa 10 bin mühendis alınması için meclise tasarı sundu ve kabul edildi. Ama yeni gelen bakan harekete geçmedi. Atanmayı bekliyoruz” diyerek tepki gösterdi.
Bakan değişince politika da değişiyor
Ziraat mühendislerinin Türkiye’de neden işsiz oldukları ile ilgili düşüncelerini dile getiren Çiftçi, “Ülkede tarım politikası sürekli değişiyor. Bakanlar değiştikçe politika da değişiyor. Maalesef ki uzun vadeli tarım politikasına sahip değiliz. Ama tarımda uzun vadeli projeler üretmek gerekiyor ki başarılı olunsun. Topraktan doğru şekilde verim alınsın. Bunun için de tarımdan anlayan insanların göreve getirilip bilgilerinden faydalanmak gerek. Ülkedeki tarım belirli bir noktaya getirilebilir. Bunun bir parçası da mutlaka ziraat mühendisleri olmalı. Biz üniversitelerde okuyoruz, mezun oluyoruz ama bize sahip çıkan yok” şeklinde konuştu.
‘Haksızlığın içindeyiz’
Daha önceki Tarım ve Orman Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın, sorunları çözmeye yönelik çalışma yaptığını ve insanların atanmayı beklediğini anladığını belirten Çiftçi, “Bu doğrultuda 2018 bütçesine 10 bin kişinin, bakanlığa personel alınması için meclise tasarı sundu. Bu tasarı mecliste kabul edildi ve bütçe için Maliye Bakanlığı’na gidildi. Maliye Bakanlığı’nın onay vermesi ile bizim atamalarımız olacaktı. Bu süreçte, bakan değiştiği için tasarı kabul edilmediği gibi, bu durum aylar sonrasında açıklandı. İnsanlar bu duruma çok tepki gösterdi. Bu tepkiler sosyal medyada gündem oldu. Tepkilerden sonra, Adana Milletvekili Ayhan Barut bu konuyu meclise taşıdı. Sonrasındaki durumla ilgili ilk açıklamayı Barut, “Bakan Bey’le konuştum. Norm kadrolar açıklandıktan sonra, eğer ihtiyaç varsa alım yapılacak” şeklinde yaptı. Bizler 2 senedir norm kadronun belirlenmesini bekliyoruz. Belirlemek bu kadar zor olmamalı. Ziraat mühendisleri olarak bu şekilde bir haksızlığın içindeyiz” açıklamasında bulundu.
‘Ziraat mühendislerine değer verilmiyor’
Ülkemizde tarımın çok önemli olduğunu ve topraklarımızın çok bereketli olduğunu vurgulayan Çiftçi, “Çiftçiye toprağı nasıl kullanacağını, ne şekilde sulama yapacağını, hangi ürünü nasıl kullanacağını öğretmezsen, çiftçi o toprağı yanlış değerlendirir ve toprakları harap eder. İşte bu noktada ziraat mühendisine ihtiyaç var. Mühendisin gidip çiftçiyi bilinçlendirmesi gerekiyor. Ama ortada ziraat mühendisi yok ki bunu söylesin. Ama tarım Türkiye’de çok önemli ve şartların iyileştirilmesi gerekiyor. İşlerin başında ziraatten anlamayan kişiler var. Bu ülkede ziraat mühendislerine hiç değer verilmiyor. Umuyoruz ki daha önceki bakan döneminde verilen 10 bin atama sözü yerine getirilir” sözlerini söyleyerek biran önce atanmayı istediklerini belirtti.
‘Tarımdan anlayanlar görev almalı’
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Antalya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vural Şahin, istihdam vurgusu yaparak, mühendislerin, çiftçilere doğru yönlendirmelerde bulunarak üretime kalite getirilmesi gerektiğini vurguladı. Mühendislerin doğru teknik ve bilgileri kullanacağını aktaran Şahin, “Türkiye’nin yüzde 35’i tarımla uğraşmaktadır ve istihdamda büyük yer almaktadır. Tarımdan anlayan kişilerin her departmanda görev yapmasını istiyoruz. Böylelikle mühendislerimiz, Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak ağa fayda sağlayabilirler” noktasına dikkat çekti.
En önemli sorun istihdam
Göreve yeni birinin gelmesiyle çalışan kadro personelinin bile değişebileceğini vurgulayan Şahin, “Sadece personel alınmamasıyle ilgili değil, yapılan işler de öteleniyor. Gelen kendi ekibini getiriyor. Bakanlığın, ziraat mühendislerine istihdam yapmasını biz herkesten çok isteriz. Türkiye’de 38 tane faal ziraat fakültesi var. Ve bu fakültelerden her yıl 6-7 bin kişi mezun oluyor. Bu kişilerin kamu kurum ve kuruşlarında istihdamları sağlanması lazım. 1990’lı yıllarda zirrat mühendisliği bölümü notları, tıp puanları ile yarışırken, şimdi çok komik puanlara döndü. Bugün, alışveriş merkezlerinde, restorantlarda, otellerin belirli departmanlarında çalışan birçok meslektaşımız var. Bizim en önemli sorunumuz, ‘istihdam’ sözlerini söyledi.
Kalifiyeli çalışana ihtiyaç var
Eski bakan ya da yeni bakanın kim olduğunun fark etmediğini ve tahayyüt edenin devlet olduğunun vurgusunu yapan Şahin, “Bakan orada devletin adına tahayyüt vermiştir. 10 bin ziraat mühendisi alacağız diyorsa, o söz orada kural olmalı. Ülkemizin geleceğini düşünerek hareket etmeliyiz. Devletin kamu ve kamu kuruluşlarında kalifiyeli çalışana ihtiyaç vardır. Bu kişiler de kaliteli ürün üretmek için son derece gerekli olan insanlardır” şeklinde konuştu. Özellikle kadın meslektaşlarının, iş bulma konusunda yaşadıkları sıkıntıların da çok olduğunu belirten Şahin, “Özel sektörde, kadın meslektaşlarımızın, iş bulma imkanı, erkek meslektaşlarımızla aynı değil. Mühendislerimiz, yerine göre gübre taşımak, eşya taşımak zorunda kalabiliyorlar. Kadın arkadaşlarımız fiziken ve zihnen bu işlere uygun düşünülmüyor. Bu algının önüne geçmek gerekiyor. Yerinde incelemeler yapılmalı, doğru bilgi taşınmalı ve insan ayırmaksızın tarıma destek olunmalı” vurgusunu yaparak, yapılan her hata ya da söylenen her sözün durumu daha da olumsuz etkilediğini aktardı. DİLAN ERAY
