Müşterinin refleksini okumak...



2019 sezonu Avrupa piyasalarında  beklenmedik sürprizler yapacağa benziyor.

Hiç bir sektör turizm kadar kaygan değil, bir günde her şey tepetaklak olabiliyor. Tüm hesaplamalar, bütçelendirmelerelimizde yaz ortasında daha yalamadan külahtaki dondurma gibi eriyebiliyor.

Avrupa yakasında arz 
yüksek, müşteri nazlı, tur operatörü ürün bolluğu içinde boğuşuyor, uçak şirketleri havada kuruşun hesabını yapmak zorunda. 

Destinasyonlarda ise otelciler iddia ve umut karışımı bir görüntü veriyorlar : neredeyse hepsi bir ağızdan “yatırım mızı yaptık, en üst hizmeti verebilmek için tüm altyapıyı oluşturduk, şimdi sıra satış kanallarında ve tur operatörlerinde” deseler de piyasalar kontrolsüz agresif ve sıcak:

Herkesin cebinden bir otel fiyatı çıkıyor . 

Yanımda 6 Temmuz’da Hollanda’da bindiğimiz uçakta oturan Hollandalı uçuş ve herşey dahil paketi ile Ege’de önemli bir beş yıldızlı otelde tatil yapacağını söyledi.

“Nereden bu kadar ucuza buldunuz ?” diye sorduğumda “kızım dün internetten almış” diye cevap verirken müşteri olarak turizmin detayları hakkındaki bilgisinin enginliği beni şaşırtıyordu.

İzmir için uçağa bindiğimizde güneşten teni yanık yolcuların yoğunluğu dikkatimi çekti. Sanki tatile giden değil, tatilden dönen yolculara benziyorlardı.

Kafamda oluşan soruların cevaplarını elimdeki ekonomi dergilerinde buldum.

Dergilerin hepsi yaz başlangıcı sebebi ile  aynı konuya geniş yer vermiş:

Avrupa ısınıyor, yaz aylarında güneş garantisi oranı gittikçe artıyor . 

“Yazın evimde kalır burada dinleniri , kış aylarında sıcak bir ülkeye uçarım , yılda iki kere güneşi yakalarım”düşüncesiyeni trend olacağa benziyor .

On binlerce Avrupalı evlerinin bahçelerinde yüzme havuzu yaptırmak için bu yıl bağlı oldukları belediyelere baş vurdu .

Kentlerin halka açık yüzme havuzları , nehir ve göl kenarındaki beach lere yatırımlar hızla artıyor .  Yeni konsept beach işletmeleri için ilk defa marka işletmeler Avrupa’da ihaleye katılıyor .

Ren  nehri kenarında bir Maxx Royal, bir Regnum veya bir Titanic veya Ela Quality neden olmasın diye bir ara düşündüm. 

Almanya çok çalışan/ üreten bir ülke , aynı oranda iyi ve kaliteli yaşamak isteyen oldukça varlıklı on milyonlarca varlıklı insanı olan bir ülke:
İyi yemek, içmek eğlenmek, mutlu olmak , zinde kalmak tek arzuları . 
Alman Belediyeleri bu konuya çok sıcak bakıyor . 

Gerçek kaliteye uygun adreste iyi para ödeyen bir tüketici topluluğu oluştu  Almanya, bu konu Türkler için bir şans.

Hatta Batı Avrupa’nın bir çok noktası için geçerli bu yazdıklarım .

Zamanı geldi : eminim biz yapmazsak başkaları yapacak ..

Öte yandan bildiğimiz yaşlanan  sahillerin gençleştirimişotellerinde ise kafalar karışık : Akdeniz çanağında  fiyatlar tutarsız ,  yöneticiler gergin, patronlar tedirgin.

Şimdi piyasalar iyi bir Eylül ve Ekim satışı duasında.
Hatta aşırı sıcak Avrupa yazından dolayı kasım ayına sarkan satış beklentiside umut veriyor.

Yine sektörün konjuktürel sorunları hızla büyüyor : TürkTurizmde bütçeyi tutturmak zorlaşıyor :

Sezon başı söylenenler sezon ortası eriyor ve  sezon sonu  çıplak gerçekler beklenen rakamlar ile örtüşmüyor .

Hatırlarsanız Türkiye olarak sezona çok hızlı giriş yapmış, hepberaber fuarlarda sevinmiştik. 

Ürünlerimizin  çoktandır hak ettiği fiyatlandırma ile piyasalarda ciddi kabul görmeside ayrı bir sevinç kaynağı olmuştu bizler için :

Sonra aniden satışlar hissedilir bir şekilde hız kesti. 

İyi giden satışları destekleyen ve akışını sağlamlaştıracak marketing çalışmalarını da pek yapmadık .

Aşırı özgüven ve erken kutlama bazılarımızı ofsayte attı.

Dolduk , taştık derken ismi bende saklı otellerimiz aylar önce doluyuz diye oda vermediği grupların peşine düştü.

Birde tabii ITB'de İçişleri bakanımız konuştu: Sonuç: 60-70 avroya kadar olan yataklardan oluşan paketlerde biraz düşüş, yaşanırken 80 avro ve üstü fiyattaki yataklardan oluşan paketlerin  satışları aniden geriledi.
Seçim maratonunu ve siyasi hareketlilik sezonun Temmuz Ağustos aylarının satışlarını oldukça etkiledi .

İlginçtir ki , bize gelmeyen müşteri başka ülkeyede gitmedi :

2019 yılının yaz ayları turizm sektörüne tüm Avrupa’da bekleneni vermedi : 

İspanyol dostlarımız da ITB'nin son gününde  çok umutlanmışlardı: yüksek sezon için okkalı satışlar bekliyorlardı ama olmadı. 

Avrupalılar yaz rezervasyonları için çekimserlerliklerinikoruyorlar:

Kruz gemileride şasırttı, ilk defa tam dolmuyorlar, fiyatlar dip yaptı, bu yıl gemicilik sektöründe sipariş edilen yeni gemilerin ön ödemelerini vaktinde ödeyen kral.

Yunan otelcilerin tek derdi maliye ve sendikalar : dolulukları  dengede tutmak istiyorlar,  aksi halde vergi dairesi detektiflerinden kurtuluş yok .


Avrupa borsalarında büyük tur operatorlerinin hisse senetleri düştü, çok düştü.

Hisse senetlerinin değer düşüklüğü tur operatörlüğünün geleceğine mi, yoksa yapısının büyüklüğünemi  işaret ediyor?

Avrupa’da en dinlendirici tatili en uygun fiyata sunan flexyapılar daha revaçta .

Orta boyutlu turoperatörleri satışlarda en üst lige doğru ilerlerken , çok uzun yıllardır piyasanın en büyük ve global yapıların ellerindeki son cent’i yeni otel yatırımlarına kaydırmalarıda oldukça dikkat çekici.

Destinasyonda hızlı, esnek ve dinamik temsilcisi, merkezde günü içinde karar verici yetkilisi olanlar hergün biraz daha piyasa payı kazannmaya devam ediyor.

Müşterinin ,konjöktürel akıma, çevresel sorun ve değişimlere , günün sabah yeniden oluşan şartlarına ve günlük müşteri taleplerine ayak uyduramayan, müşterinin reflekslerini iyi okuyamayanları  zor bir süreç bekliyor .
 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin
Hüseyin BARANER
Hüseyin BARANER
Bakış
hbaraner@gmail.com
POPÜLER
SÜPERLİG PUAN DURUMU